Antalya Barosu · Sicil No 9300 · Kepez / Antalya 0 (553) 524 48 10··EN

Anasayfa/Yazılar/İş Hukuku

Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı: Alacak Davalarında Yeni Dönem

İş Hukuku — 2026-08-30

HMK m.107 yürürlükten kaldırıldı

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanunun 19. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi yürürlükten kaldırıldı.

Bu madde, belirsiz alacak davasını düzenliyordu. Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi kendisinden beklenemeyen davacıya, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı göstererek dava açma imkânı tanıyordu.

Belirsiz alacak davası, özellikle işçilik alacaklarında yaygın biçimde kullanılıyordu. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin alacaklarının kesin tutarı çoğu zaman bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıktığından, işçiler bu dava türüyle zamanaşımını alacağın tamamı bakımından kesme imkânı buluyordu.

Maddenin kaldırılmasıyla bu yol kapandı. Ancak kanun koyucu boşluğu doldurmadan bırakmadı; aşağıda anlatılacağı üzere kısmi dava kurumunu güçlendirerek benzer bir sonuca ulaşmayı tercih etti.

Kısmi davada talep artırımı ve zamanaşımı

Kanunun 20. maddesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 109. maddesine dördüncü fıkra eklendi. Yeni fıkraya göre, alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir.

Düzenlemenin can alıcı kısmı ikinci cümlesidir: bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Yani davacı, dava dilekçesinde düşük bir tutar göstermiş olsa bile, sonradan artırdığı kısım için de ilk dava tarihinden itibaren zamanaşımı korumasından yararlanır.

Eski uygulamada kısmi davanın en büyük riski buydu: artırılan kısım bakımından zamanaşımının ıslah tarihinde kesildiği kabul edildiğinden, işveren zamanaşımı def'i ileri sürerek alacağın bir bölümünü düşürebiliyordu. Yeni fıkra bu riski ortadan kaldırmaktadır.

Buna karşılık artırım hakkı bir defaya mahsustur. Bilirkişi raporundan sonra yapılacak artırımın kapsamının doğru belirlenmesi, ikinci bir artırım imkânı bulunmadığından kritik hâle gelmiştir.

Kanuni faiz artık reeskont oranına bağlı

Kanunun 10. maddesiyle 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 1. maddesi tümüyle değiştirildi. Kanuni faiz artık kanunla belirlenen sabit bir yüzde değildir.

Yeni metne göre Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hâllerde, miktar sözleşmeyle tespit edilmemişse ödeme; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır.

Madde ayrıca yıl içi bir güncelleme mekanizması getirmiştir: söz konusu reeskont oranı 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran'da belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.

Bu değişiklik, uzun süredir güncellenmeyen ve enflasyon karşısında anlamını yitiren sabit kanuni faiz oranı eleştirisine karşılık gelmektedir. Alacaklı bakımından sonucu, dava süresince işleyecek faizin piyasa koşullarına daha yakın hesaplanmasıdır.

Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatında faiz başlangıcı

Kanunun 18. maddesiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesine eklenen fıkra, iş kazası ve trafik kazası dosyalarını doğrudan ilgilendirmektedir.

Yeni kurala göre çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı ikiye ayrılmıştır. Zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminata, haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz işletilir.

Buna karşılık kazancın bilinemediği döneme ilişkin hesaplanan tazminata karar tarihinden itibaren faiz işletilir. Uygulamada bu ayrım, geleceğe yönelik hesaplanan bakiye ömür dönemi bakımından faizin daha geç başlaması sonucunu doğuracaktır.

Aynı fıkra bir mahsup kuralı da getirmiştir: ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilir. Böylece sigorta şirketi veya işveren tarafından erken yapılan ödemelerin nasıl dikkate alınacağı açıklığa kavuşmuştur.

Hangi dosyada hangi kural uygulanır?

Kanunun 25. maddesi ayrıntılı geçiş hükümleri içermektedir; bu hükümler, derdest dosyalar bakımından hangi metnin uygulanacağını belirler.

Belirsiz alacak davası: yürürlükten kaldırılan HMK m.107, kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam olunur. Yani 31 Temmuz 2026'dan önce açılmış belirsiz alacak davaları eski hükme göre yürür; bu tarihten sonra açılacak davalarda belirsiz alacak davası yolu kullanılamaz.

Bedensel zarar tazminatında faiz: Türk Borçlar Kanunu m.55'te yapılan değişiklik, yalnızca değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır. Bu tarihten önceki olaylar bakımından maddenin eski hükümleri geçerliliğini korur.

Kanunun yürürlük maddesi uyarınca, burada anlatılan hükümlerin tamamı yayımı tarihinde, yani 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmiştir.

İşçilik alacağı dosyalarında ne değişiyor?

İşçilik alacağı talebiyle dava açmayı düşünen bir işçi bakımından yol haritası şu şekilde değişmiştir. Belirsiz alacak davası artık seçenek değildir; talep, kısmi dava olarak ileri sürülür ve bilirkişi raporunun ardından tek seferlik artırım hakkı kullanılır.

Zamanaşımı bakımından işçi eskiye göre daha korunaklı bir konumdadır: artırılan kısım için de dava tarihi esas alınacağından, ıslah zamanaşımı riski büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Buna karşılık artırımın tahkikatın sona ermesinden önce ve tek seferde yapılması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.

Dava öncesi arabuluculuk zorunluluğu değişmemiştir; işçilik alacaklarında arabulucuya başvurmak hâlâ dava şartıdır. Kıdem tazminatına hak kazanma koşulları için kıdem tazminatı yazımızı inceleyebilirsiniz.

İş hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında ayrıntılı bilgi için iş hukuku sayfamıza bakabilirsiniz. Alacağın icra yoluyla takibine ilişkin genel bilgi ise icra ve iflas hukuku sayfamızda yer almaktadır.

Kaynaklar

  • 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m.10, 18, 19, 20 ve 25 — 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 (mülga) ve m.109/4 — mevzuat.gov.tr
  • 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1 (7589 sayılı Kanunla değişik)
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.55 (7589 sayılı Kanunla eklenen fıkralar)

Mevzuat metinlerinin güncel hâline mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme için ön görüşme planlayın.