Madde neyi cezalandırıyor?
Türk Ceza Kanunu'nun 233. maddesi "aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali" başlığını taşır ve birbirinden farklı üç fiili cezalandırır. Ortak noktaları, hepsinin aile ilişkisinden doğan bir yükümlülüğe aykırılık olmasıdır.
Birinci fıkra, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmemeyi cezalandırır. Uygulamada en sık karşılaşılan hâl, hükmedilmiş nafakanın ödenmemesi değil; nafaka dışında kalan bakım ve eğitim yükümlülüklerinin hiç yerine getirilmemesidir. Bu fıkra şikâyete bağlıdır.
İkinci fıkra, hamile olduğunu bildiği eşini ya da sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış olduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk etmeyi cezalandırır.
Üçüncü fıkra ise velayet hakları kaldırılmış olsa dahi; itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı ya da onur kırıcı tavır ve hareketler sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya babayı cezalandırır.
7593 sayılı Kanunla cezalar nasıl değişti?
Değişiklik, 8 Ağustos 2026'da kabul edilen ve 18 Ağustos 2026 tarihli, 33344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanunun 3. maddesiyle yapıldı. Üç fıkranın da ceza aralığı yükseltildi.
Birinci fıkrada ceza, önceden "bir yıla kadar hapis" iken üç aydan iki yıla kadar hapis hâline geldi. Değişiklik iki yönlüdür: bir alt sınır getirildi ve üst sınır iki katına çıkarıldı.
İkinci fıkrada "üç aydan bir yıla kadar" olan ceza altı aydan iki yıla kadar hapis olarak değiştirildi.
Üçüncü fıkrada ise en belirgin artış yapıldı: "üç aydan bir yıla kadar" olan ceza bir yıldan üç yıla kadar hapis hâline getirildi. Bu fıkra bakımından alt sınır bir yıla çekilmiştir; bu, hükmün uygulanacağı dosyalarda seçenek yaptırımlar ve erteleme bakımından doğrudan sonuç doğurur.
Eklenen dördüncü fıkra: şikâyet aranmaksızın artırım
Maddeye eklenen dördüncü fıkra, düzenlemenin niteliksel yeniliğidir. Buna göre birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (TCK m. 81, 82) veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi hâlinde, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Fıkranın iki ayrı sonucu vardır. Birincisi ceza miktarına ilişkindir: artırım oranı sabit değil, yarı ile iki kat arasında bir aralıktır ve somut olaya göre belirlenir.
İkincisi usule ilişkindir ve daha köklüdür: bu hâlde şikâyet aranmaz. Birinci fıkra normalde şikâyete bağlı olduğundan, dördüncü fıkranın uygulandığı dosyalarda soruşturma şikâyet olmaksızın da yürütülebilecektir.
Fıkra yalnızca birinci ve üçüncü fıkra fiilleri bakımından uygulanır; ikinci fıkradaki terk fiili kapsam dışındadır.
Nafaka ödememe ile bu suç aynı şey mi?
Uygulamada en sık karışan nokta budur. Mahkemece hükmedilmiş nafakanın ödenmemesi, İcra ve İflâs Kanunu'nun 344. maddesindeki nafaka hükmüne uymama suçunu oluşturur ve icra ceza mahkemesinde görülür; yaptırımı tazyik hapsidir ve nafakanın ödenmesiyle sona erer.
TCK 233'ün birinci fıkrası ise hükmedilmiş bir nafakanın varlığını gerektirmez. Burada cezalandırılan, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün hiç yerine getirilmemesidir. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
İki yol birbirinin alternatifi değildir; koşulları oluşuyorsa aynı olguya bağlı olarak ayrı ayrı işletilebilirler. Hangi yolun uygun olduğu, ortada icra takibine konu bir nafaka hükmü bulunup bulunmadığına göre belirlenir.
Velayet, nafaka ve kişisel ilişki başlıklarında izlenen genel süreç için aile hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Şikâyet süresi ve dikkat edilecek noktalar
Birinci fıkradaki suç şikâyete bağlıdır. Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri uyarınca şikâyet hakkı, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır; bu süre hak düşürücüdür.
İkinci ve üçüncü fıkralardaki fiiller şikâyete bağlı değildir; savcılık resen soruşturma yürütür. Eklenen dördüncü fıkranın uygulandığı hâllerde ise birinci fıkra bakımından da şikâyet aranmaz.
Delil bakımından öne çıkanlar; okul ve sağlık kayıtları, sosyal inceleme raporu, kolluk tutanakları, tanık beyanları ile varsa 6284 sayılı Kanun kapsamında alınmış tedbir kararlarıdır. Üçüncü fıkra bakımından bağımlılığa ilişkin sağlık kayıtları ayrı bir önem taşır.
Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta, üçüncü fıkranın velayet hakları kaldırılmış olsa dahi uygulanmasıdır; velayetin alınmış olması bu fıkra bakımından sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
Değişiklik hangi fiillere uygulanır?
Bu sorunun cevabı 7593 sayılı Kanunun geçiş hükümlerinde değil, Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesindeki lehe kanun ilkesindedir. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır.
TCK 233'te yapılan değişiklikler ceza aralıklarını yükseltmekte, eklenen dördüncü fıkra ise artırım ve şikâyetten bağımsız soruşturma getirmektedir. Her ikisi de fail aleyhinedir.
Bu nedenle yeni hükümler 18 Ağustos 2026 tarihinden önce işlenen fiillere uygulanmaz; bu fiiller bakımından maddenin önceki hâli geçerliliğini korur. Belirleyici ölçüt fiilin işlendiği tarihtir.
Yükümlülüğün ihlali gibi kesintisiz nitelik taşıyabilen fiillerde fiilin sona erdiği tarihin belirlenmesi ayrı bir inceleme konusudur ve dosyanın somut koşullarına göre değerlendirilir.
Antalya'da bu dosyalar nerede görülür?
TCK 233 kapsamındaki dosyalar asliye ceza mahkemesinde görülür. Antalya ve Kepez'deki dosyalar Antalya Adalet Sarayı'ndaki asliye ceza mahkemelerinde ele alınır.
Şikâyet, Cumhuriyet başsavcılığına doğrudan yapılabileceği gibi kolluk aracılığıyla da iletilebilir. Aynı olguya bağlı olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edilecekse, bu talep aile mahkemesine yöneltilir.
Nafaka hükmüne uymama iddiası varsa yol farklıdır: bu talep icra ceza mahkemesine yapılır ve üç aylık şikâyet süresine tabidir. Alacağın icra yoluyla takibine ilişkin genel bilgi icra ve iflas hukuku sayfamızda yer almaktadır.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.233 (7593 sayılı Kanunun 3. maddesiyle değişik) — mevzuat.gov.tr
- 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun — 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m.182 vd. (velayet ve iştirak nafakası)
Mevzuat metinlerinin güncel hâline mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.