İki ayrı konu, tek kanun
7589 sayılı Kanun, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun birbirinden bağımsız iki maddesini değiştirdi. Kanunun 16. maddesiyle kaçak sanık hakkındaki 247. madde, 17. maddesiyle ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazını düzenleyen 308. madde yeniden yazıldı.
İkisinin ortak yanı, sanığın yokluğunda ya da olağan kanun yolları tükendikten sonra devreye giren usullere ilişkin olmalarıdır. Değişiklikler 31 Temmuz 2026 tarihli, 33326 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.
Aşağıda önce kaçak sanık, ardından Başsavcı itirazı ele alınmaktadır. İki madde için öngörülen geçiş kuralları farklıdır.
Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 247. maddesinin üçüncü fıkrası, kaçak sanık hakkında yürütülecek kovuşturmanın sınırlarını çizer. Yürürlükteki metne göre kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir.
Ancak bir sınır konulmuştur: sanığın daha önce sorgusu yapılmamışsa, hakkında mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
Bu kural, savunma hakkının çekirdeğini korumaya yöneliktir. Sorgusu yapılmamış bir sanık hakkında yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması engellenmiştir.
Buna karşılık kovuşturmanın tümüyle durdurulması da öngörülmemiştir; dosya yürür, delil toplanır, ancak mahkûmiyet aşamasına geçilemez.
Güvenlik tedbiri ve yargılamanın yenilenmesi
Fıkranın devamı, güvenlik tedbirine hükmedilen hâli düzenlemektedir. Güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Talep için ayrıca bir sebep gösterilmesi aranmamıştır; savunma hakkının kullanılmak istendiğinin belirtilmesi yeterlidir. Bu, olağan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden ayrılan bir düzenlemedir.
Talep hakkı yalnızca sanığa değil, müdafiine de tanınmıştır. Bu, sanığa ulaşılamayan dosyalarda müdafiin bağımsız olarak harekete geçebilmesi anlamına gelir.
Uygulamada bu hüküm, kaçak sanık hakkında müsadere gibi güvenlik tedbirlerine hükmedilen dosyalarda gündeme gelecektir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı nedir?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi, olağanüstü nitelikte bir kanun yolunu düzenler. Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, dosyayı Ceza Genel Kuruluna taşıyabilir.
Yürürlükteki metne göre bu itiraz, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç olmak üzere tüm kararlarına karşı yapılabilir.
Başsavcı itirazı re'sen veya istem üzerine yapabilir. Bu, hem kendiliğinden harekete geçebileceğini hem de ilgililerin talebi üzerine değerlendirme yapabileceğini gösterir.
Süre: üç ay, sanık lehine itirazda süre yok
Maddenin getirdiği en somut kural süreye ilişkindir. İtiraz, dosyanın Başsavcıya teslim edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılır.
Sürenin başlangıcı kararın tarihi değil, dosyanın teslim tarihidir. Bu ayrım, itiraz süresinin hesabında belirleyicidir.
Kuralın istisnası açıktır: sanığın lehine itirazda süre aranmaz. Yani sanık lehine yapılacak itiraz için üç aylık sınır işlemez.
Bu ayrım, olağanüstü kanun yolunun sanık aleyhine sınırsız biçimde kullanılmasını önlerken, lehe başvuruyu süreyle kısıtlamamaktadır.
İstemi kimler yapabilir?
Maddeye eklenen dördüncü fıkra, Başsavcıdan itiraz talebinde bulunabilecekleri saymaktadır. İstem; sanık veya sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı olanlar ile katılan, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar tarafından yapılır.
Listenin kapsamı geniştir: yalnızca dosyada katılan sıfatı almış olanlar değil, katılma isteği henüz karara bağlanmamış olanlar ve katılan sıfatını alabilecek durumda bulunan suçtan zarar görenler de istemde bulunabilir.
Bu, mağdur tarafın olağanüstü kanun yoluna erişimini açık biçimde düzenleyen bir hükümdür.
İstemde bulunmak, itirazın yapılacağı anlamına gelmez; takdir Başsavcıya aittir. Bu nedenle istemin, kararın hangi yönüyle hukuka aykırı görüldüğünü somut biçimde ortaya koyması önem taşır.
Hangi dosyalara uygulanır?
Kanun, iki madde için farklı bir yaklaşım benimsemiştir.
CMK 308 (Başsavcı itirazı) bakımından açık bir geçiş hükmü vardır. 7589 sayılı Kanunun 25. maddesinin sekizinci fıkrasına göre bu değişiklik, yürürlük tarihinden sonra teslim edilen dosyalar hakkında uygulanır. Yürürlükten önce teslim edilmiş dosyalar bakımından önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunur.
Burada ölçüt yine kararın tarihi değil, dosyanın Başsavcıya teslim tarihidir.
CMK 247 (kaçak sanık) bakımından ise Kanunda ayrı bir geçiş hükmü öngörülmemiştir. Muhakeme hukukuna ilişkin bir düzenleme olduğundan, uygulama dosyanın bulunduğu aşamaya göre değerlendirilir; bu değerlendirme dosyaya özgüdür.
Antalya'da bu başvurular nasıl yürür?
Kaçak sanığa ilişkin talepler, dosyanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir. Antalya ve Kepez'deki dosyalar Antalya Adalet Sarayı'ndaki ilgili ceza mahkemelerinde ele alınır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından itiraz talebi ise doğrudan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yapılır. Dosya Yargıtay'a ulaşmış olmalıdır; henüz istinaf aşamasındaki bir dosya bakımından bu yol işletilemez.
İstem dilekçesinde kararın hangi yönüyle hukuka aykırı görüldüğü, dayanılan içtihat ve dosya numarası açıkça gösterilmelidir. Soruşturma ve kovuşturma süreçlerine ilişkin genel bilgi için ceza hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.247 ve m.308 (7589 sayılı Kanunun 16 ve 17. maddeleriyle değişik) — mevzuat.gov.tr
- 7589 sayılı Kanun m.25/(8) (CMK 308 için geçiş hükmü) — 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete
Mevzuat metinlerinin güncel hâline mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.