Antalya Barosu · Sicil No 9300 · Kepez / Antalya 0 (553) 524 48 10··EN

Anasayfa/Yazılar/Aile Hukuku

Çocuk Koruma Kanunu'nda Yönlendirme Tedbirleri ve Ailenin Sorumluluğu

Aile Hukuku — 2026-08-30

7593 sayılı Kanun ne zaman yürürlüğe girdi?

Çocuk Koruma Kanunu'nda kapsamlı bir değişiklik yapan 7593 sayılı Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 8 Ağustos 2026 tarihinde kabul edildi ve 18 Ağustos 2026 tarihli, 33344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.

Kanunun bıçak satışına ilişkin tek bir bendi 1 Aralık 2026'da yürürlüğe girecek olsa da, çocuk koruma hukukunu ilgilendiren hükümlerin tamamı yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yani aşağıda anlatılan tedbirler hâlihazırda uygulanabilir durumdadır.

Değişiklik yalnızca yeni tedbirler getirmekle kalmadı; ailelere yönelik yeni bir yaptırım da öngördü. Bu nedenle düzenleme, çocuğu adli sürece giren aileler bakımından doğrudan sonuç doğurmaktadır.

Terminoloji değişti: "suça sürüklenen çocuk" ifadesi kalktı

Kanunun 15. maddesiyle, mevzuatta yer alan "suça sürüklenen çocuk" ibaresi "adli süreçteki çocuk" olarak değiştirildi. Değişiklik yalnızca Çocuk Koruma Kanunu'nda değil; Sosyal Hizmetler Kanunu'nda ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun uzlaştırmaya ilişkin 253. maddesinde de yapıldı.

Bu, kâğıt üzerinde bir ifade değişikliği gibi görünse de, çocuğun hakkındaki süreç sonuçlanmadan "suça sürüklenmiş" olarak nitelendirilmesinin masumiyet karinesiyle bağdaşmadığı yönündeki eleştiriye karşılık gelmektedir.

Uygulamada bu değişikliğin yansıması, iddianame, tutanak ve kararlarda kullanılacak ifadelerde görülecektir. Dosyanın esasına ilişkin bir sonuç doğurmamakla birlikte, çocuğun sicil ve kayıtlarında kullanılan dil bakımından anlamlıdır.

Yönlendirme tedbirleri: beş yeni tedbir türü

Kanunun 9. maddesiyle Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen 5/A maddesi, mevcut koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanına yönlendirme tedbirleri adıyla yeni bir kategori ekledi. Bu tedbirler, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.

Beş tedbir türü sayılmıştır. Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesislerinde, çocuğun psikososyal gelişimine katkı sağlayacak biçimde 20 saatten 300 saate kadar görev alma. Kitap ve kütüphane tedbiri: kütüphane ve okuma salonlarında aynı süre aralığında görev alma veya belirlenen eserleri okuma. Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: park, bahçe veya sahil gibi bir bölgede çevre temizliği, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılma.

Dördüncüsü dijital risklerden korunma tedbiridir. Çocuğun kullandığı telefon, bilgisayar, tablet veya benzeri dijital cihaz bildirilir; cihazın tedbir kararından sonraki hareketleri Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere takip yazılımlarıyla denetime açılır ve riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralara erişim engellenebilir.

Beşincisi bağımlılık tedbiridir: tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıklar bakımından Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yürütülecek tedavi ve rehabilitasyon programlarının tamamlanması. Tedbirlerin usul ve esasları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.

Tedbire aykırılıkta anne-babaya tazyik hapsi

Ailelerin en çok dikkat etmesi gereken düzenleme, Kanunun 14. maddesiyle Çocuk Koruma Kanunu'nun 45. maddesine eklenen fıkradır. Buna göre, çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır.

Hüküm iki yönden dikkat çekicidir. Birincisi, yaptırım fiil suç teşkil etse dahi uygulanır; yani ayrıca bir ceza yargılaması yürütülmesi bu yaptırımı engellemez. İkincisi, sürenin belirlenmesinde ihlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığı birlikte değerlendirilir.

Kararlara karşı Çocuk Koruma Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar kesinleşmesinin ardından Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir ve çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.

Pratik sonuç şudur: tedbir kararı yalnızca çocuğa değil, aileye de bir yükümlülük yüklemektedir. Karar tebliğ edildiğinde hangi edimlerin kimden beklendiğinin baştan netleştirilmesi, sonradan doğabilecek bu yaptırımı önlemek bakımından önem taşır.

Sağlık kurumuna gelen çocuk için acil korunma kararı

Kanunun 10. maddesiyle Çocuk Koruma Kanunu'nun 9. maddesine eklenen fıkralar, sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuklar bakımından sıkı süreli bir usul kurmuştur.

Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuk hakkında, uzman hekim tedaviye ihtiyaç bulunduğunu tespit ederse yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir.

Sağlık kurumu, raporun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu raporu mahkemeye sunulur ve hâkim en geç kırk sekiz saat içinde karar verir.

Bu süreçte çocuğa gerekli tıbbî müdahale ve tedavi uygulanmaya devam eder. Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına, kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına da karar verebilir.

Sosyal inceleme ve iddianamenin iadesi

Kanunun 13. maddesiyle Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi değiştirildi. Artık on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. On beş yaşını doldurmuş çocuk bakımından sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde ise gerekçenin iddianamede veya kararda açıkça gösterilmesi gerekir.

Bu zorunluluk usul hukuku tarafında da karşılık buldu. Kanunun 4. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesine eklenen (e) bendi uyarınca, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame iade edilir.

Sosyal inceleme raporu, çocuğun içinde bulunduğu aile, eğitim ve çevre koşullarını ortaya koyan ve hâkimin tedbir seçiminde dayandığı temel belgedir. Raporun eksik veya yüzeysel olması, verilecek tedbirin çocuğun gerçek ihtiyacına uymaması sonucunu doğurabilir.

HAGB ve zararın giderilmesi şartı

Kanunun 12. maddesiyle Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesine iki fıkra eklendi. Birincisine göre, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde, 5/A maddesindeki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır.

İkinci fıkra, uygulamada sık karşılaşılan bir engeli kaldırmaktadır: suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde, adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.

Bu düzenleme, ailenin ödeme gücü bulunmadığı için çocuğun HAGB'den yararlanamaması sonucunu yumuşatmaktadır. Ancak hüküm bir zorunluluk değil, takdir yetkisi getirmektedir; zararın "az" olup olmadığı somut olayda mahkemece değerlendirilir.

Aileler için pratik sonuçlar

Düzenlemenin aileler bakımından üç somut sonucu bulunmaktadır. Birincisi, çocuk hakkında verilen tedbir kararı artık aileye de doğrudan bir yükümlülük yüklemekte ve buna aykırılık tazyik hapsiyle yaptırıma bağlanmaktadır.

İkincisi, on beş yaşından küçük çocuklar bakımından sosyal inceleme zorunlu hâle geldiğinden, sürecin bu aşamasında aileye yöneltilecek sorular ve yapılacak ev ziyareti dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilecektir.

Üçüncüsü, dijital risklerden korunma tedbiri çocuğun cihazlarının denetime açılmasını içerdiğinden, kararın kapsamı ve süresi bakımından itiraz hakkının süresinde kullanılması önem taşımaktadır.

Kepez'de çocuk koruma dosyaları dâhil, Antalya ve Kepez'de görülen dosyalarda süreç, Antalya Adalet Sarayı'ndaki çocuk mahkemeleri ve çocuk hâkimlikleri aracılığıyla yürür. Aile hukuku alanındaki çalışmalarımız hakkında ayrıntılı bilgi için aile hukuku sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Kaynaklar

  • 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.5/A, 9, 15, 23, 35 ve 45 (7593 sayılı Kanunla değişik) — mevzuat.gov.tr
  • 7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun — 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.174 (iddianamenin iadesi)

Mevzuat metinlerinin güncel hâline mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki değerlendirme için Kepez'deki ofisimize danışın.